Blog

Çadır Nasıl Temizlenir?

Kamp Çadırı temizliğinde bilinmesi gereken en önemli konu; çamaşır makinesinde yıkanmamalıdır. Bunun başlıca sebeplerinden birisi polyester tabanında bulunan su geçirmezlik kaplamasının aşınıp özelliğini kaybetmesidir. Diğer sebepleri ise, tül kısmının aşınıp yırtılması, ufak parçalarının çamaşır makinesi kazanına takılıp zarar görmesi gibi sıralanabilir.

DEVAM EDİYOR...
----- GOOGLE REKLAMI -----

DEVAMI

 

Kamp çadırı temizlemenin ilk kuralı kamptan ayrılırken başlar. Çadırı toplamaya başladığınızda içindeki veya üzerindeki kaba pisliğin temizlenmesi. Genelde iç kısmında ot, yaprak gibi doğal çöpler birikir. Aşağıda gördüğünüz fotoğrafa sosyal medya paylaşımlarında sıkça rastlayabilirsiniz. Bu fotoğrafın asıl amacı güç gösteri değil tabi ki 🙂 Çadır toplama aşamasında çadırın içinde biriken çöplerin tam olarak temizlenmesi için kamp çadırı sallayarak çöplerin kapıdan çıkarılmasını sağlamak 🙂

Eğer imkânınız varsa eve geldiğinizde kamp çadırını tam olarak kurup herhangi bir deterjan kullanmadan, ılık su ve sünger yardımıyla temizleyebilirsiniz. Burada da dikkat edilmesi gereken konu çitileme yapılmamalıdır. Bu durum yine kamp çadırının su itici özelliğine zarar verir. Bitkisel kalıp sabun yardımı ve süngerin yumuşak olan kısmı ile bu temizliği tamamlayabilirsiniz.Kamp çadırını bol su ile durulayın. Sabun artıkları zamanla çadırda iz bırakmasının yanı sıra UV ve su geçirmezlik tabakasına zarar verecektir.

Bu aşamadan sonra en önemli kısım kuruması. Çadırınız suyu tamamen emdiği için, direkt güneş alan bir yerde kurutmak kamp çadırına zarar verecektir. Kamp çadırınızı gölge olan bir yere sererek kurumasını bekleyin. Çadırı balkona astıktan sonra üzerinde biriken su gittiğinde, odaya alıp kuruması için bekletmeniz en sağlıklı yöntemdir.

Eğer çadırı uzun süre ıslak olarak kılıfında/çantasında muhafaza ederseniz küflenme ve koku problemi olacaktır. Koku problemi birkaç yıkama sonrasında geçse dahi çadırdaki küflenme kalıcı olacaktır.

DEVAM EDİYOR...
----- GOOGLE REKLAMI -----

DEVAMI

Kamp çadır bakımı noktasında ise çadırın dış tentesine su itici spreylerden kullanmanız yeterli olacaktır.

Kamp çadırınız için evde su itici krem hazırlamak

Normalde kanvas kumaş kamp çadırlara uygulanan balmumu karışımı kremler de tercih edilebilir. Ben evde kendi hazırladığım bir krem ile önceki çadırıma takviye yapıyordum ama şu an kullandığım Marmot Alvar modelinde böyle bir ihtiyacım olmadı. Bu kremi bir miktar balmumu ve zeytin yağını karıştırarak eritip, donmasından sonra sünger yardımı ile çadırın üst tentesine uygulayabilirsiniz. Polyester kamp çadırlarda parlak bir krem izi bırakacaktır.  Fakat gelen tüm yağmur suyunun tente üzerinden kaymasına olanak sağlayacak. Eğer çadırınızın üst tentesi yağmur suyunu geçiriyorsa bu su itici krem yöntemini uygulayabilirsiniz. Aslına bakarsanız arabalar için üretilen su itici spreylerden farkı yoktur.

Kamp çadırını çamaşır makinesinde yıkamak ile ilgili daha önce bana gelen birkaç mesaj var. Özellikle bir mesajda, Decathlon Arpenaz çadırını sürekli olarak çamaşır makinesinde yıkadığı halde hiçbir sorun olmadığını aktaran bir takipçim vardı. Bu durum normal şartlarda tüm çadır üretici firmalarının reddettiği konudur. Gerek çadırın su sızdırmazlık özelliğini gerekse yazının başında belirttiğim sorunların yaşanmasına yol açabilir. Yine de tercih sizin tabi ki 🙂

Kamp çadırındaki reçine izini çıkarmak

Orman kamplarında çadırların üzerine gelen çam ağacı lekeleri yani reçineler sıkça karşılaştığımız bir durum. Peki çadırdaki reçine nasıl çıkarılır?  İlk yapmamız gerek şey sabredip reçinenin kurumasını beklemek. Sonrasında tentenin iç kısmında reçineli olan bölgeye buz koyup biraz bekledikten sonra plastik bir ıspatula ile reçineyi kazıyabilirsiniz. Eğer sıcak su ve sünger ile bu reçineyi temizlemeye kalkarsanız geniş bir alana yayılacak ve temizlemek neredeyse imkânsız hala gelecektir.

Doğayla kalın…


Takip ederek destek vermeyi unutmayın!

http://www.instagram.com/dogadakiyabanci
http://www.youtube.com/dogadakiyabanci

 

İlginizi Çekebilir

Yazar hakkında

DogadakiYabanci

Özgürlüğün ve yaşamın sabah iş yerine çıkarken kullandığım asansörde, masama gelen çayda veya restoranda geçen bir öğle molasında olmadığını anladığımda; dört duvarın, toplantıların, bitmeyen telefon trafiğinin arasından sıyrılıp her fırsatta doğaya koşmaya çalışan bir beyaz yakalıyım.
Plazanın ardındaki doğada tanımadığım onca bitki ve hayvan türü içinde bir yabancıyım diyerek yoluna devam ediyorum. Artık bu yabancılığı üzerimden atmaya çalışırken, evli ve aynı zamanda 3 yaşında bir kız babası olarak; doğadaki deneyimlerimi, doğaya çıkmaya vaktim yok diyenlere örnek olma çabasında paylaşıyorum.

Yorum Yap