Blog

Kampta, Yaban Hayvanlarıyla Karşılaşmak

Doğada vakit geçirmek için kamp yapanların en büyük korkuları arasında kamp yaparken vahşi hayvanlarla karşılamak vardır. Bu karşılaşma, gerekli önemleri ve tedbirleri almadığımızda yaralanmalara hatta ölümlere neden olabilir.

Peki gerçekten korkmalı mıyız?

Belirlenmiş kamp alanları, daha doğrusu ücretli kamp alanları dışında, doğal alanlarda kamp yapıyorsak, vahşi hayvanlarla karşılaşma olasılığı çok yüksektir. Unutmamız gereken en önemli konu, doğal alanlarda kamp yaparak, onların bölgelerine kısmen girmiş olduğumuzdur. Bu durum bizleri direkt düşman olarak algılamaları anlamına gelmese de gerekli tedbirleri kesinlikle almamız anlamını taşır.

Doğa karşılıklı faydalanmamız için var. Kimi zaman, kamp yaparak vahşi hayvanların doğal dengesini bozduğumuza dair sosyal medyadan tepkiler gelmekte. Yazının öncesinde bu konuda bir açıklama yapmak gerekirse; doğaya zarar vermeden doğada vakit geçirmek gibi normal bir durum yok. Şu an yaşadığımız şehirlerin bir zamanlar doğanın kalbi olduğunu varsayarsak en büyük toplu yıkım insanoğlunun ev arayışları sırasında olmuştur. Kamp yapmaktaki amacımız kesinlikle doğanın dengesini bozmak değil, bu denge içinde kendi yerimizi keşfetmektir.. Her kamp yapan kişiye vahşi hayvanları rahatsız ediyor, doğayı katlediyor gözüyle bakmak tamamen yanlıştır. Dünya’nın tamamı doğanın kendisi, bizler sadece doğayla barışık şekilde, karşılıklı faydalanmak adına kamp yapıyoruz.

Yaban hayvanlarından korunmak için tedbirler

Öncelikle kamp alanımızı belirlerken hayvanların patikaları yakınında kurulmamaya özen göstermeliyiz. Kamp yeri seçerken hayvan ayak izleri, aşınmış yol, yere yakın dallarda kırılma gibi durumları gözlemleyerek, hayvan patikası olup olmadığını rahatlıkla fark edebiliriz. Yaban hayvanlarının özellikle su ihtiyaçlarını dere, göl ya da büyük su birikintilerinden karşıladığını bildiğimiz için, kamp yeri seçiminde su kaynaklarına yakın olmayan yer belirlememizde fayda var.

Yaban hayvanlarını bize çeken hatta vahşi hayvanların bize kampta saldırmasına neden olabilecek en önemli sebep yemek kokusudur. Bu noktada gün ışığında aşağıda belirttiğim önlemleri aldığınız için pek sorun yaşamasanız fakat gece uyurken savunmasız olduğunuzu hatırlatmak isterim. Kesinlikle etrafta ağızı açık yemek veya yemek artığı içeren çöp bırakmayın. Bunun en basit yolu, tüm yemeklerinizi birkaç poşete sarıp, kamp alanınızdan biraz uzaktaki ağaca asmanız olacaktır. (Yanınızda getireceğiniz bir ipin ucuna taş bağlayıp, taşı dala atıp geçirdikten sonra ipin diğer ucunda olan poşeti yukarı çekmektir.)

Kan kokusu birçok hayvanı size çeker. Özellikle yaban domuzlarını. Bu yüzden kamp anında ufak defek yaralanmalara anında müdahale etmeli, temizlemede kullandığınız bezi kesinlikle kokusunun yayılmayacağı şekilde bir poşete koyup kamp alanında uzağa atmanız gereklidir.

Ateş tüm yaban hayvanlarının korkusudur. Güvenli bir şekilde ateşinizi sabaha kadar yanacak şekilde tutmanız önemli. Nöbet sistemi ile belirli aralıklarla uyanıp ateşi gözlemleyebilirsiniz. Bununla ilgili meşale vb. pratik yöntemlerde kullanabilirsiniz. En önemlisi hava kararmadan önce kamp ateşiniz için bolca kuru odun stoklamanız. Kamplarda odun toplama işine ilk önce çadır alanınıza uzak olan noktadan başlamalısınız. Bu sayede yakacak odunlarınız bittiğinde, alandan çok uzaklaşmadan odun bulmuş olacaksınız.

Kaçış planı yapın. İnternette bu bilgiye pek rastlamazsınız ama ben kişisel tecrübelerime dayanarak şiddetle tavsiye ediyorum. Herhangi bir havyan saldırısında aracınıza binip kendinizi güvene almak için anahtarınızı aramak zaman kaybı. Hatta o panik altında bulmak neredeyse imkansız. Her ne kadar yaban hayvanı saldırılarından kurtulmanın birinci kuralı soğuk kanlılık olsa da ilk karşılaşmalarda ya da ansızın yakalanmalarda bunu sağlamak pek mümkün olmayacaktır.  Aksi bir durum için planlama yapmalısınız. Araç ile kampa geldiyseniz anahtarınızı hızlıca ulaşabileceğiniz bir yerde bulundurmalı ve araca ulaşmanızı kolaylaştıracak şekilde park etmelisiniz. Araçsız geldiyseniz sığınacak bir alanı ya da kaçmanız gereken rotayı öncesinde hesaplayın.

Yaban hayvanları ateşten korktukları kadar yüksek seslerden de korkarlar. İzcilerin orman yürüyüşlerinde yüksek sesle şarkı söylemesinin nedeni de budur. Birçok hayvan saldırısının tek başına olan insanlara karşı olduğu istatistiğine karşı modern bir çözüm olarak ses gücü yüksek bluetooth hoparlör yanınızda bulundurabilirsiniz.

Yaban havyanı saldırısına karşı alınacak tedbirler

En önemli kısım burada. Yukarıda belirtilen tedbirleri aldınız ama bir saldırı olacağını fark ettiniz. Peki bir saldırı anında ne yapacaksınız? Öncelikle her ne kadar zor olsa da soğuk kanlı davranmak, sakin olmak saldırıdan kurtulmanın birinci kuralıdır.

Saldırıları önleme noktasında verdiğim fikirler, tecrübelerim yüzünden önceki sosyal medya paylaşımlarımda birçok tepki ile karşılaştım. Bir yaban hayvanı saldırısının yaralanma hatta ölümle bitmesinin yerine bu eleştirilere cevap vermeyi tercih ederim. Öncelikle belirttiğim gibi kesinlikle amacımız yaban hayvanlarına zarar vermek değil. Tüm tedbirleri aldınız, yaban hayvanlarının direkt bölgesinde değilsiniz, onlara bir rahatsızlık vermeden kamp yapmak için mücadele ettiniz fakat bir saldırı riski söz konusu? Eğer sizden uzaktaysalar, yüksek sesli düdük, ses tabancası ya da kırtasiyelerde satılan torpillerin sesleri, onların korkup sizden uzaklaşmasını sağlayacaktır. Siz de kaçış planınızı uygulamaya başlayabilirsiniz. Tabi bu yüksek ses diğer hayvanların ürkmesine, yabandaki düzenin bozulmasına sebep olabilir. Doğada yapılan diğer tüm toplu katliamların yanında bizim doğada vakit geçirmemiz adına zorunlu kaldığımız hallerde yapılan bu hamlenin zararı çok daha düşüktür fikrindeyim. Yine de belirttiğim gibi kampta vahşi hayvanlar ile karşılaşma riskini en aza indirecek önemleri almaya özen gösterin. . Zorunlu kalmadıkça bu yollara baş vurmayın.

Peki gece uyurken yaban hayvanı gelirse? En savunmasız olduğumuz an uykuda olduğumuz hatta ateşin de söndüğü andır. Öncelikle bu tarz doğal alanlarda tek başınıza kamp yapmayın. Gece uyurken askeri nöbet sistemi şeklinde birilerinin uyanık kalması önemli. Neredeyse tüm yaban hayvanlarını kamp alanınıza koku duyusu getirir. Çadır alanının biraz dışından başlayarak yere sıkacağınız biber gazının kokusu, onları alandan uzaklaştırmaya yetecektir. Bu uygulamanın doğaya kesinlikle bir zararı yoktur fakat biber gazının etkisi, kalitesine göre en fazla 3-4 saat kalıcıdır.

Kamplarda hangi yaban hayvanı ile karışılabiliriz?

AYI

Fotoğraflarda ne kadar uysal gözüküyorlar değil mi? 😊 Yaban hayvanları arasında en meraklı olan hayvanlar listesinin başında ayılar vardır. Hızlı koşarlar, çabuk tırmanırlar ve iyi birer yüzücüdürler. Ayılar kolay kolay size saldırmaz. Onların tek derdi yemek ve merak. Eğer yanında yavrusu varsa saldırma olasılığı yavrusunu savunmak için yüksektir. Bunu ona hissettirmeyin. Yavaş adımlar ile arkanızı dönmeden daha önce planladığınız kaçış rotasına yönelin ve  size doğru geliyorsa onu uzaklaştırmak adına mümkün oldukça ses çıkarın. Meraklı olduklarını bildiğimiz için eğer size çok yakın konumdaysalar, kaçarken mutlaka yere onların görebileceği şekilde yere kıyafetinizden ya da cebinizden bir şeyler atın. Onlar bu merakını giderirken kaçmaya fırsatınız olur. Bir hayvandan kaçmanın tek kuralı belirttiğim gibi soğuk kanlılığı korumaktır.

DOMUZ

Yaban domuzlarıyla karşılaşmanız, diğer vahşi hayvanlar ile karşılaşmanızdan daha yüksektir. Sürüler halinde gezerler ve kimi bölgelerde 200 KG a kadar çıkarlar. Yemek kokusu, kan kokusu ya da patikalarına yakın olmanız onları size çekebilir. Soğuk kanlılığınızı kullanarak kaçış planını uygulamaya başlayın. Yaban domuzları her ne kadar hızlı dönüşler yapamasa da hızlı birer koşuculardır. Etrafınızda daha önce belirlediğiniz yüksek ve tırmanışa elverişli bir ağaç ya da kayalık varsa durmayın. Her ne kadar inatla sizi bekleyecek olsalar da yardım çağrısı yapmaya fırsatınız olur.

YILAN

Boyutu ve sessiz hareket etmesi sebebiyle fark etmeniz biraz zor olabilir. Türkiye’de zehirli yılan türü nadir olsa da yaralanmaların önüne geçmek için özellikle odun toplarken eldiven kullanabilir ya da üzerine basmamak için çalılık ve sık dokulu yelerde biraz daha dikkatli davranabilirsiniz. Sürüngen ısırıkları sonucu zehirlenmelere karşı her bölgede bir zehir merkezi vardır. Kamp yapacağınız yerdeki zehir merkezinin iletişim numarasını internetten araştırabilirsiniz.

KURT

Şu ana kadar rastlamadığım yaban hayvanı listesinin başında. Kurtlar sürüyle gezen ve çok nadir insanlarla karşı karşıya gelen hayvanlardır. Açlıktan ölme tehlikesi yaşamıyorlarsa insanlara saldırma olasılığı çok düşüktür. Ateşin varlığından en çok korkan hayvan olan kurtlar için kamp ateşinizin sönmesini sağlamanız önemli. Olası tehditlerde ise yine ateş ile püskürtebilirsiniz. Tabi bun yazılanlar, uygulama anında imkansız gözükebilir ama soğukkanlı olmak bu tarz durumlarda hayatta kalmanın anahtarıdır. Yaban hayvanları ile karşılaşmamak adına yine tekrarlayacağım üzere kamp yeri seçimi önemli.

ÇAKAL

Neredeyse her doğal alan kampınıza sesleri ile eşlik edeceklerdir. Kamp alanına gelmelerinin tek nedeni yemek arayışı olacaktır. İnsanlardan ürken bu hayvanlar kolay kolay saldırmaz. Kamp yaparken çakallardan korunmanın birinci kuralı yiyecek kokusu olmamasıdır. Kamp ateşininiz varlığı, çakalları sizden bir adım uzakta tutmaya yetecektir. Kamplarda çakal ile karşı karşıya gelmek çok nadir bir durum olsa da belirttiğim gibi çakal seslerini hep duyuyor olacağız.

ARI

Orman kamplarında arı sürüsü ile karşılaşma durumunuz söz konusu olabilir. Özellikle farkında olmadan yuvalarını yıkmanız onları kızdırmanın en kolay yolu. Arı saldırılarından kurtulmanın tek yolu hızla uzaklaşarak yakınlarda bir su birikintisi varsa girmektir. Eğer böyle bir şansınız yoksa yüzünü korumak adına üzerinizdeki kıyafeti başınıza sarmalısınız.

TİLKİ

İnsanlara genelde yaklaşmaktan korkan utangaç hayvanlardır. Son zamanlarda artan doğa kirliliği sebebiyle doğaya bırakılan yemek artıkları ile beslemeye alıştığı için yanınıza kadar gelebilir. Çok nadir insanlara karşı saldırısı olan tilkiler, ufak bir ses ya da ürkütmede sizden uzaklaşacaktır.

Yaban hayvanlarının hiçbiri sizi düşman olarak görmez ve hedef almaz. Dikkat etmeniz gereken, onların bölgelerine girmemek ve tehlikeli olmadığınızı göstermek. Yuvaları ve yavruları tehlikede olmadığı sürece size saldırmayacaklardır. Unutmayın sizin onlardan korktuğunuz kadar onlarda sizden korkuyor. Amacımız kamp yaparak doğaya uyum sağlamak, kesinlikle doğaya ve doğada yaşamı süren canlılara zarar vermek değil! Doğada arkanızda bırakacağınız yemek artıkları içeren çöpler, onların doğal beslenme düzenini bozacaktır. Bu yüzden kesinlikle yemek artığı ve diğer çöplerinizi arkanızda bırakmayın.

Doğayla kalın

 

 


Takip ederek destek vermeyi unutmayın!

http://www.instagram.com/dogadakiyabanci
http://www.youtube.com/dogadakiyabanci

Yazar hakkında

DogadakiYabanci

Özgürlüğün ve yaşamın sabah iş yerine çıkarken kullandığım asansörde, masama gelen çayda veya restoranda geçen bir öğle molasında olmadığını anladığımda; dört duvarın, toplantıların, bitmeyen telefon trafiğinin arasından sıyrılıp her fırsatta doğaya koşmaya çalışan bir beyaz yakalıyım.
Plazanın ardındaki doğada tanımadığım onca bitki ve hayvan türü içinde bir yabancıyım diyerek yoluna devam ediyorum. Artık bu yabancılığı üzerimden atmaya çalışırken, evli ve aynı zamanda 3 yaşında bir kız babası olarak; doğadaki deneyimlerimi, doğaya çıkmaya vaktim yok diyenlere örnek olma çabasında paylaşıyorum.

Yorum Yap