Blog

Baton Nedir?

Baton kelimesini duyduğunuzda her ne kadar aklımıza ilk başta yürüyüşlerde dengeyi sağlamak için kullandığınız sopalar gelse de, kamplarda ki karşılığı bıçak ile odun yarmaktır.

Özellikle kış kamplarında yanınızda bulundurmanız gereken başlıca ekipmanların en üstünde balta ve testere bulunmaktadır. Tabi ağırlığı bakımından her zaman yanınızda balta bulundurmak mümkün olmayabilir.

Baton yöntemi Nedir?

Ateşin başlangıç seviyesinde veya daha hızlı yanmasını istediğiniz durumlarda odun parçalarını bıçak yardımı ile ortadan ikiye yarıp, inceltmenize yarayan yöntemdir. Özellikle kış kamplarında ıslanmış odunları büyük parçalar halinde ateşe atarsanız, odunlar ısınıp yanma sürecine girene kadar çok yoğun bir dumanla karşı karşıya kalırsınız. Rüzgârın da etkisiyle bu duman kamp gününüzü zehir edecektir. Baton yöntemi ile çok az güç harcayarak silindir halindeki uzun odun parçalarını inceltebilirsiniz. Henüz ateş yakılmamışsa bu yöntemi aynı odun parçası üzerinde, odunu en ince haline getirene kadar tekrarlarsanız çok daha hızlı bir ateş başlangıcı yapabilirsiniz. Testere ile kesip hazırladığınız diğer odunları da ateşin sıcaklığına en yakın olacak şekilde kurutup, direkt ateşe atabiliriz.

Baton yöntemi uygulanırken dikkat edilmesi gerekenler

  • Yaralanmaların önüne geçmek için dikkatli çalışınız.
  • Bıçağın uç kısmına odun ile vurmak gereklidir. (Sert bir cisim ile vurduğunuzda bıçağınız kırılabilir.)
  • Uygulanacak ağacın alt tarafı sert olmalıdır. Darbeyi emecek toprak vs gibi yüzey olursa ağaç yarılması geç olacaktır.
  • Bıçağın sıkışması durumunda bıçağı sağa sola hareket ettirmek bıçağın kırılmasına neden olabilir.
  • Bıçağın uzunluğundan daha kalın ağaç parçalarında bıçağın uç kısmı ağacın içinde kalacağı için uygulama yapılamaz. Ağacın orta kısmı üzerinden karşılıklı iki kez uygulanabilir.

 


Takip edip destek vermeyi unutmayın!
http://www.instagram.com/dogadakiyabanci
http://www.youtube.com/dogadakiyabanci


Yazar hakkında

DogadakiYabanci

Özgürlüğün ve yaşamın sabah iş yerine çıkarken kullandığım asansörde, masama gelen çayda veya restoranda geçen bir öğle molasında olmadığını anladığımda; dört duvarın, toplantıların, bitmeyen telefon trafiğinin arasından sıyrılıp her fırsatta doğaya koşmaya çalışan bir beyaz yakalıyım.
Plazanın ardındaki doğada tanımadığım onca bitki ve hayvan türü içinde bir yabancıyım diyerek yoluna devam ediyorum. Artık bu yabancılığı üzerimden atmaya çalışırken, evli ve aynı zamanda 3 yaşında bir kız babası olarak; doğadaki deneyimlerimi, doğaya çıkmaya vaktim yok diyenlere örnek olma çabasında paylaşıyorum.

2 Yorumlar

Yorum Yap