Blog

Kuksa Nedir ? Kuksa Nasıl yapılır?

Kuksa Nedir?

Finlandiya ‘da özellikle huş ağacının ur kısmından yapılır ve inanışa göre kuksa ‘’sadece hediye etmek için satın alınır ya da kişi kendi kullanacağı kuksayı kendi yapmalıdır’’ derler. Diğer yaygın bir inanışa göre de sahibini asla terk etmezmiş. Finlandiya’da asıl adı Guksi olan kuksalar ağırlıkla alkol tüketiminde kullanılmaktadır. Fakat her türlü içecekleriniz için tercih edebilirsiniz. Kuksa nedir sorusuna genel anlamı ile cevap verdikten sonra kendi kuksamızı nasıl yaparız ile ilgili yanıtlara bakalım..

Kuksa yapımında hangi ağaçlar kullanılır?

Eğer ilk kez kuksa yapacaksanız yumuşak ağaç seçmenizde fayda var.

Her ne kadar sert ağaçların, damarlarından kaynaklı görünüşleri daha güzel olsa da saatler hatta günler sürecek bir oyma işlemi hevesinizi kırabilir. Huş ağacı kuksa için ideal ve tarihsel olarak bu amaç için kullanılan en yaygın ağaçtır.

Peki sertlik derecesine göre ağaçlar nelerdir?

Yumuşak ağaçlar: Ihlamur, Huş ve Ayous

Orta sert ağaçlar: Kestane, ceviz

Sert ağaçlar: Abanoz, Dişbudak, Dut, Meşe, Zeytin

Sert ağaçlar arasında en zoru tabi ki zeytin ağacıdır. Bir kısmı yumuşak bir kısmı sert olan Zeytin ağacı damar/lif yapısı sebebiyle çatlamaya en müsait ağaçtır.


Sosyal Medyada Takip ederek destek vermeyi unutmayın!

http://www.instagram.com/dogadakiyabanci

Hangi ağaçlardan kuksa olmaz ? Neden olmaz? 

Kuksa yapmaya yeni başlayanlar genellikle en kolay bulunan çam ağacı ile başlangıç yapar.  Çam ağacının düzgün bir şekilde kurumuş ve çatlama belirtisi göstermeyen kısmında çalışırsanız kuksa yapmanız mümkündür. Bunun dışında reçineli oluşundan ve lif yapısından kaynaklı çabuk çatlama yapacaktır.

Kavak ağacı ile kuksa yapmayı deneyenlerin, suyu emen bir ağaç olduğu için ilk kullanımda dahi çatlama hüsranı ile karşılaşması kaçınılmazdır.

Kayın ağacı ile yapılan ve piyasada satılan birçok kuksa var. Kayın ağacı çatlamaya en müsait ağaçlar arasında olmasının yanı sıra damarsız yapısından kaynaklı desensiz bir ağaçtır.

Ağacın ölçüleri ne olmalı?

Ağacın boyutları konusunda herhangi bir kısıtlama yoktur. İçine alacağı sıvı miktarı tamamen sizin kendi tercihinize kalmıştır. Standart boyutlarda bir kuksa için ortalama yükseklik 10cm, genişlik 10cm, uzunluk ise 15-20CM cm gibi olabilir.

(Kuru bir ağaç profili ile çalışmaya başlamayacaksanız, elinizdeki ağacın içini oyacağınız kısım ile başlangıç noktasında birkaç santim bırakmanızda büyük fayda var.)

Kuksa yapmak için ağaç nereden alınır?

Ağaç temini konusunda eğer ilk kuksanızı yapacaksanız ve çatlama gibi üzücü sonuçlarla karşılaşmanız durumunda hevesinizin kıracağına inanıyorsanız hazır kuksa profili satın alarak başlamanızda fayda var derim. Bu profilleri kuksa yapan birçok emek ustasından temin edebilirsiniz.

Hazır bir profil yerine kurutulmuş bir ağaç ile baştan sona tüm işlemleri siz yapmak istiyorsanız yazının başında belirttiğim ağaç türlerini kerestecilerden veya marangozlardan temin etmeniz mümkün.

Hazır kuksa taslağı satın almak için öneri (Tıklayınız)

Ağacın ne kadar beklemiş/kurumuş olması gereklidir.

Ağaç türlerine göre kuruma süreçleri farklıdır.

Örneğin dut veya ıhlamur ağaçları 1 yıl gibi bir sürede kururken, zeytin ağacı ortalama 2-3 yıl gibi bir sürede kurur.

Kuksa yapımında kullanmak üzere bir ağacı kurutmak istiyorsanız; kurumaya bırakılacak parçanın alt ve üst kısımlarına beyaz tutkal sürüp gazete kâğıdı ile kapatabilirsiniz. Ağaçlar kurumaya başladıkça alt ve üst taraflarından çatlamaya başlayacağı için bu yöntem sayesinde ağacın kuruma anındaki çatlama hızını hapsetmiş ve çatlama oranını da düşürmüş olacaksınız.

Yaş ağaç ile kuksa yapılır mı?

Başlangıç aşamasında yapılan en büyük hata sanırım bu sorunun cevabında saklıdır.

Özellikle İskandinav bölgesinde huş ağacıyla yaş olarak çalışma yaparlar.

Yaş ağaç çabuk oyulur ve şekil alır fakat kurumaya başladıkça ağacın öz suyundan kaynaklı çatlamalar başlar.

Bunun için kesin çözüm olmasa da tuzda kaynatma yöntemi ve doğal kuruma yöntemi tercih edilir.

Tuzda kaynatma yöntemi nedir?

Ağacın türü, suyu emiş, öz suyunu atış miktarı gibi faktörlerden dolayı bu yöntemin %100 sonuç vereceğini söylemek maalesef mümkün değildir.

Tuzlu suda kaynatmaktaki amaç; yaş ağacın içinde öz suyu vardır. Zamanla ağaç kurumaya başladığında bu öz suyu sebebiyle genleşmeler olur ve ağacın çatlamasına sebep verir. Tuzlu suda kaynatarak ağacın öz suyunu dışarı bırakması sağlanır.

İçini oyduğumuz ağacın dış şeklini de taslak olarak verdikten sonra; birkaç çorba kaşığı kaya tuzu atılmış suyun içine bırakıyoruz. Su kaynamaya başladıktan sonra kısık ateşte bir saat kadar beklettikten sonra kuksayı çıkarıp hava almayacak şekilde dik bir poşetin içine koyup 2-3 gün bekletiyoruz. (Poşetin içine ağacın kendi talaşından atmakta fayda var. Buradaki amaç kuksanın hava akımından etkilenmemesini sağlamak.) Kuksayı çıkardıktan sonra kalan zımpara işlerini tamamlayıp yine hava almayacak şekilde bir poşetin içinde 1-2 hafta bekletip çıkarıyoruz ve eğer çatlama/genleşme yapmamışsa kullanıma hazırdır. (Sırlama işlemi yapıldıktan sonra!)

Tuzda kaynatma yöntemini ıhlamur ayous ve huş gibi ağaçlarda kullanılır. Sert damarlı ve kuruma sürecine girmiş ağaçlarda bu yöntem kullanılsa dahi sonuç genelde hüsran olacaktır.

Daha iyi sonuçlar almak için ağacı profil/kuksa haline getirmeden önce dilim olarak kaynatmalı ve tuzlu sudan çıkardığımızda açık olan uçlarını ağaç tutkalı ile kapatıp kurumaya bırakmalıyız !

Doğa kuruma yöntemi nedir?

Bu süreçte en önemli kısım, kuksanızı aynı gün bitirmiş olmanızdır. Eğer aynı gün içinde kuksanız bitmemiş olursa ağaç kurumaya başladığı için eşit bir kuruma olmayacak ve çatlamalar başlayacaktır.

Kuksa tamamlandıktan sonra (zımparalama süreci hariç, dış görseli ve iyi oyulduktan sonra.) şeffaf bir poşet içine kuksanızı koyun ve serin bir yerde muhafaza edin. Birkaç gün içinde ahşabın içindeki nemim çıktığı poşetin içinde gözükecektir. Daha sonra poşeti ters çevirip kuksayı tekrar poşetin için koymalısınız. Poşetin dönmesinden sonra kimi zaman kuksanın küflenmesine veya lekeler oluşmasına sebep verebilir. Poşetin içinde artık nem oluşmadığını gördüğünüzde kuksayı çıkarın ve bir hafta boyunca serin (rüzgar almayan) ve kuru bir yere koyun. Kuksaya dokunduğunuzda artık kuruduğunu fark ettiğiniz anda yavaşça daha sıcak bir noktaya taşımanız gereklidir. Bu sürecin tam olarak ne kadar süreği hakkında net bir bilgi vermek maalesef mümkün değil. Kullandığınız ağaç türüne, ağacın kesilmiş olan bölgesine göre farklılıklar gösterir ama ortalama bir ay gibi bir süre olacaktır.

Kuksa oyma aletleri nelerdir?  Kuksa nasıl oyulur?

Kuksa yapımında kullanılan birkaç farklı oyma bıçağı ve yöntem vardır.

1-      Oluklu ıskarpela

Her ne kadar oyulma süreci daha hızlı gerçekleşse de ağız yapısı itibari ile iç kısımda çok fazla iz bıraktığından zımparalama sürecini daha uzun sürmesine neden olacaktır. Bu sebeple bu yöntem kullanılırken oluklu ıskarpela ile alınan her kat için kaşık oyma bıçakları ile düzleştirme yapmakta fayda var.

a-       Oluklu ıskarpela ağızı kaç mm olmalıdır.

Ucu açık diyeceğimiz bir soru bu. Ağız ne kadar geniş olursa ağaçtan o kadar fazla parça alacaktır. Fakat iç kısımlara girdikçe daha az yani daha dar alandan parça almak gerektiği için dar ağızlı olan ıskarpela gerekecektir.

Ortalama 2 veya 3 CM (20 veya 30 mm) ağız genişliğine sahip ıskarpelalar fazlası ile işinizi görecektir.

2-       Kaşık oyma bıçakları

İki çeşit kaşık oyma bıçağı vardır:

a-       Dar ağızlı

Bu oyma bıçağı özellikle iç kısıma doğru derinlik kazandırmak için tercih edilir. Ağız yapısı dar olduğu için ve yuvarlak şekilde olduğu için derinlik kazandırmada çok işinize yarayacaktır.

 

b-      Geniş ağızlı

Ağırlıkla kaşık yapımında kullanılsa da derinlik kazanan kuksanın yan çemberleri için hızlı yontma sağlayacaktır.

3-      Çift ağızlı kaşık oyma bıçağı

Her iki yönü keskin olan bu bıçak düzgün kullanımda daha çok fayda vermektedir. Fakat her iki yönü keskin olduğundan acemi kullanımlarda ciddi yaralanmalara sebep verebilir. (En çok sorulan sorulardan birisi; her iki tarafı keskin olduğu için nasıl baskı uyguluyoruz? – Keskin kısımların başladığı noktada baskı uygulayabileceğimiz bir boşluk var.

Yontma Bıçağı

Oyma bıçakların yanı sıra en önemli olan ve en çok kullanacağımız yontma bıçağıdır.

Kuksa veya kaşık yapımında iç oyma işlemi bittikten sonra çalıştığımız ağaca verdiğimiz ana formu bu yontma bıçakları ile ediyoruz.

Morakniv 106. Namlu   kısmı daha uzundur. Kabza diğer serilere göre daha ince.

Morakniv 122. Namlu daha kısa, kabza ise ele daha oturaklı.

Morakniv Basic. Namlu kısmı Mora 106 ile aynı sayılır. Kabza kısmı plastik. Fiyat olarak diğerlerine nazaran daha düşük.

Oyma bıçakları hayatımıza girmeden önce veya biz henüz keşfetmemişken bir köz parçası ile kuksanın merkezini yakarak ilerliyorduk. Eğer oyma bıçağı alamıyorsanız bu yöntemi deneyebilirsiniz. En önemli kural dip kısımlarına yaklaştığınızda dikkatli olup kuksanın tamamına yakmayın.

Bu yöntemde köz parçasını ağacın üzerine koyduktan sonra, bir ağaç dalı ile üzerinden baskı uyguluyoruz. Daha sonra bir pipet ile köz parçasına üfleyerek ağacın derinine inmesini sağlıyoruz. (Pipet yerine doğada bulabileceğiniz geniş yapraklar ile de yapabilirsiniz fakat ulaşılabilirliği kolay olduğu için önerdim 😊 )

       

Oyma Bıçağı Nasıl bilenir?

Kuksa oyma işlemi nasıl yapılmalı?

Kuksa oyarken dikkat edilmesi gereken hususlardan bir tanesi içten dışa doğru ilerlemektir. Başlangıç seviyesinde, önce işaretlediğimiz dış çemberin düz olmasını istediğimiz için dıştan içe doğru bir oyma yapıyoruz fakat öncelikle ağacın iç kaba kısmından alarak ilerlediğimizde daha rahat çalıştığınızı fark edeceksiniz.

Diğer önemli konuda ağacın suyuna doğru değil yatay olarak çalışmaya başlamalıyız.

Daha önce bahsettiğim gibi eğer hazır bir profil ile çalışmıyorsanız Oyma sırasındaki darbelerden kaynaklı, ön kısım zayıf olursa çatlama yapacaktır. Bu yüzden, kuksanın ön tarafından birkaç cm boşluk bırakmanız gereklidir.

Zımparalama süreci hakkında merak edilenler

Eğer herhangi bir teknoloji ürünü kullanmıyor ve pürüzsüz görünüşe sahip olan bir kuksa istiyorsanız en zorlu süreçlerden biriside zımparalamadır.

Kuksanın ana formunu kazandırdıktan sonra törpü ile gerekli yerleri düzeltip zımparalamaya başlayabiliriz. Belirttiğim gibi pürüzsüz bir görüntü için  80 -120-180-220-240-320- 400 – 500- 600 -800 – 1000 -1200 numaralı kum zımparalar ile çalışmanız gerekir. Fakat çok detaya inmek istemiyorsanız 80 – 120 – 240- 400 gibi numaralarda yeterli olacaktır.

Kuksanın iç kısmı için sünger zımpara kullanabilirsiniz.

Matkap ucuna takılan mop zımparalar, dremel ucuna takılan yuvarlak ağızlı zımparalar ile daha basit bir şekilde süreci hızlandırabilirsiniz. Hatta bir mop zımparanın alt tarafını yuvarlak olacak şekilde kesip kağıt zımpara yapıştırarak çalışabilirsiniz.

Sırlama/sonlandırma nedir? Nasıl yapılır?

Sırlama biten kuksanızın dış faktörlerden korunması için uygulanan bir yöntemdir.

Asıl amacı ağacın gözeneklerini kapatıp hava ile temasını keserek çatlamasını engellemektir.

Birçok sırlama çeşidi varken en çok kullanılan zeytin yağını kuksanın hem içine hem de dışında sürerek birkaç kat atmaktır. Sırlama noktasında en önemli uyarım zeytinyağını kuksaya sürmeden önce bir kapta ısıtmaktır. Isınan zeytin yağı inceleceği için daha etkili olacaktır.

Sırlama konusunda sizlere önereceğim farklı bir alternatif daha var.

Bal mumu, Hindistan cevizi yağı (katı olacak) ve zeytin yağı…

Bu karışım için net bir miktar aslında yok. Bir çorba kaşığı bal mumu, daha az orantıda Hindistan cevizi yağı ve yarım çay bardağı zeytin yağını bir kavanoza koyup kapağını kapatıyoruz. Kaynayan suyun içine koyup erimesini bekliyoruz ve eridikten sonra da biraz donmasını. Krem şeklinde olan bu karşımı kuksanızın hem içine hem de dışına sürebilirsiniz. Karışımın içine birkaç damla lavanta veya kakao yağı damlatırsanız da güzel bir koku elde edebilirsiniz.

Bu karışımın içine ceviz yağı, fındık yağı, badem yağı gibi farklı bitkisel doğal yağlar da ekleyebilirsiniz.

Not: Ağaç türlerine göre bakım için kullanılan yağlar değişebilir fakat yukarıda belirttiğim formülü her ağaç türünde uygulayabilirsiniz.

**Ayrıca bu kremi deri ürünleriniz içinde kullanabilirsiniz.

Zeytin yağı ile sırlama yapacaksak, kuksayı zeytin yağı dolu bir kap içinde mi bekletiyoruz?

Her ağacın zeytin yağını emeceği oran farklıdır ve tecrübe gerektirir. Bu sebeple yağın içinde fazla beklettiğimiz bir ağaç kısa zamanda emdiği yağı kusmaya başlar ve kuksa içindeki içeceğe yoğun şekilde karışır. Ortalama olarak bir kuksayı zeytin yağı içinde 2-3 saat bekletmeniz yeterli olacaktır. Risk almak istemiyorsanız pamuklu bir bez ile zeytin yağını kuksaya iyice emdiğini anladığınız noktaya kadar katlar şeklinde sürebilirsiniz. Burada en önemli ayrıntı kuksayı sırlamadan önce zeytin yağını ısıtmaktır. Kaynama noktasına gelmeden zeytinyağını çıkarıp sırlama işlemini yapabiliriz. Buradaki amaç zeytin yağının incelip daha çok etki göstermesidir.

Sırlama/sonlardırma da sadece keten tohumu/bezir yağı sürülür mü?  

Evet fakat yoğun bir koku yayacağı için yukarıda belirttiğim yöntemi seçmenizde fayda var.

Tung yağı kullanır mı?

Keten tohuma yağına benzer. Piyasa satılanların büyük kısmı kanserojendir ve çok ağır bir kokusu vardır.

Kuksa bakımı ne sıklıkla yapılmalı?

Her kullanımdan sonra sadece su ile temizleyin, deterjan kullanmayın.

Yine sırlama aşamasında belirttiğim krem ile her kullanımdan sonra bakım yaparsanız kuksanızın hem ömrünü uzatır hem de çatlama oranını en alt seviyelere düşürürsünüz.

Kuksanızı uzun süre kullanmayacaksanız parlaklığında azalma, ana renginden daha sönük gözükmesi, kuru bir yapıya dönüştüğünü anladığınızda bakım yapma zamanı gelmiş diyebilirim.

Cevaplamaya çalıştığım tüm sorular, tecrübelerimden edindiğim bilgiler ve bu işi meslek olarak yapan birkaç ustaya danışıp öğrendiklerimdir. Bunların dışında farklı bir sorunuz varsa lütfen yorum bölümünden paylaşınız..

Doğayla kalın…


Sosyal Medyada Takip ederek destek vermeyi unutmayın!

http://www.instagram.com/dogadakiyabanci
http://www.youtube.com/dogadakiyabanci

 

Yazar hakkında

DogadakiYabanci

Özgürlüğün ve yaşamın sabah iş yerine çıkarken kullandığım asansörde, masama gelen çayda veya restoranda geçen bir öğle molasında olmadığını anladığımda; dört duvarın, toplantıların, bitmeyen telefon trafiğinin arasından sıyrılıp her fırsatta doğaya koşmaya çalışan bir beyaz yakalıyım.
Plazanın ardındaki doğada tanımadığım onca bitki ve hayvan türü içinde bir yabancıyım diyerek yoluna devam ediyorum. Artık bu yabancılığı üzerimden atmaya çalışırken, evli ve aynı zamanda 3 yaşında bir kız babası olarak; doğadaki deneyimlerimi, doğaya çıkmaya vaktim yok diyenlere örnek olma çabasında paylaşıyorum.

15 Yorumlar

  • Merhaba çok ayrıntılı ve aydınlatıcı bir yazı olmuş teşekkür ederim..Bende ilk kuksamı bitirdim sayılır ama öyle sanıyorum ki ilk kuksa için en zor ağacı seçtim..şimşir ağacından yaptım ve ömrümü yedi..sırlama işlemine geçeceğim şimdi..yazı için tekrar teşekkürler

    • Rica ederim. Yazının bir katkısı olduysa ne mutlu. Evet ilk kuksa için şimşir zor bir tercih olsa da çatlama meydana gelmediyse ömürlük olmuş oldu. Şimdiden doğa doğa kullanın 🙂

    • Şimşiri bulmuşsun daha ne olsun zor olacakki önem arzetsin keyifli kamplarda kullanmak nasip olur umarim

  • Cok iyi bir yazi olmus. Nedense kuksa yapimi konusunda Türkçe kaynak hiç yok. Bunun da lobisini vardır nedir 🙂

    • Teşekkürler 🙂 Bu konuda bende kuksa yapmaya başladığım dönemde çok fazla zorluk çekmiştim ve bu yazıyı yazmamda ki en büyük buydu. Umarım faydalı olmuştur.

  • Kolay gelsin herkese ıhlamur kuksa yaptım fakat yanlardan terleme yapıyor 2-3 kullanımdan sonrada alt tabakadan sızdırmaya başladı.bunu nasıl kesebilirim öncesinde zeytinyağı ile sırlamıştım.
    Not:alt tabaka yeterince kalın ve hiçbiyerinde çatlama yok

    • Selamlar, sanırım tam olarak kurumamış bir ağaç. Yani bu kuruma doğal değil. Bunun için tek çözüm var o da ağacın içinde kalan öz suyunu boşaltmak. bunun için tuzlu suda kaynatma yöntemini uygulaman gerekiyor. Tabi bu durumda ağacın yapısında bir kusurlu bölgeye denk gelirse çatlama yapabilir. Tabi bu bilgi değil tecrübe. Ağırlıkla ıhlamurla çalıştım. YAş bir ıhlamur belirttiğin şekilde terleme yaptı. Tuzlu suda kaynatıp zeytin yağı ile sırladıktan sonra düzeldi ve tekrar devam etti. Tuzlu suda kaynatma yönetemini uyguladım fakat bu seferde çatlama yaptı. Başka bir mini kuksa da aynı durum oldu, denedim ve halen kullanıyorum. Bu yüzden en kötüyü göze alıp denemekte fayda var. Tabi çatlarsa vs atmayın. Benim gibi içine kaktüs koyup saksı olarak kullanabilirsiniz 🙂

  • Büyük keyifle okudum Çok faydalı oldu çok teşekkürler.
    Merak ettiğim: Boyama işlemini nasıl ve neye göre yapıyorlar?
    Zeytin yağına göre çok daha canlı gözüküyorlar.

    • Çok teşekkürler. Birçok görsel de kuksanın etek kısmı dediğimiz yani içindeki sıvıya veya dudağa değmeyecek şekilde orta kısımdan başlayarak ahşap boyası kullanıyorlar. Tamamını boyanlar genelde defne yaprağı, ceviz gibi doğal malzemelerden üretilen/ürettikleri boyaları kullanıyorlar. Tabi ben genelde sarı katoran yağnı bol sürüp sarı ile turuncu arası gözüken renkte kalması taraftarıyım. Ya da ceviz kabuklarını az miktar bir suda kaynatıp çıkan koyu kıvamı sürüyorum.

  • Çök faydalı bilgiler edindim, aklımda birçok soru vardı cevaplarını yazınızda buldum. Çok teşekkür ederim .

Yorum Yap